SÖYLESEM TESİRİ YOK, SUSSAM YİNE GÖNÜL RAZI DEĞİL…

Her sabah emekli bir arkadaşımdan e-posta ile çeşitli gazetelerde yayınlanan köşe yazılarından oluşmuş bir derleme alırım. Kimi zaman yüzümde bir gülümseme olur, kimi zaman yüreğimde bir sızı ya da bir umut…

Kimi zaman da boğulacak gibi olurum…
Yine öyle oldu az önce…

Ahalimin alternatifsizlikten dolayı nelerin peşinde koştuğuna, gözünün içine bakıla bakıla söylenen yalanlara (mesela bugünkü gazetelerde TOKİ başkanının saray %100 yerli malı diye yaptığı açıklamaları okuyacaksınız) tepkisizce inandığına velhasıl hayatımda ilk kez gördüğüm bir TOPLUMSAL ANASTEZİ altında yaşamını sürdürdüğüne alıştım da, adaletin bu denli linç edilmesi karşısında sessiz kalmaya, kalınmasına da gönlüm razı olmuyor, yazıp çizmenin bir tesiri olmadığını bilmeme rağmen…

Hani hocanız sınavınızı eksik puanladığında içinizde bir şeyler hissediyorsunuz ya,
Cep telefonunuzu kaybettiğinizde bir üzüntü hissediyorsunuz ya,
Bunlar refleks…

Vatandaş olmak için, somut işlemler döneminden kurtulmak gerekiyor. Bin yıl yaşamasını temenni ettiğimiz yılanın bir gün sizi de sokabileceğini düşünebilmek gerekiyor. (Mesela İlker Başbuğ sarı öküzü verdiğinde sıranın kendisine geleceğini düşünebilseydi, bu gün “mevcut” yargının bile “pardon” demek zorunda kaldığı bu süreci yaşamayacaktı)

Hz. Ali’nin dediği gibi, “Haksızlıklar karşısında suskun kalanlar, önce haklarını, ardından onurlarını yitirirler.”

Sayın ahalime saadetler dilemeye devam ediyorum.

Köşe yazısının ilgili kısmı aşağıda:

Muammer Güler’in oğlunun yatak odasındaki kasalarından çıkan 400 bin lira, 320 bin euro ve 90 bin dolar iade edildi, üstüne 20 bin lira faiz ödendi.
MHP milletvekili Engin Alan dört sene hapis yatırıldı, üstüne, hapishanede yediği yemeklerin parası istendi, derhal 850 lira ödemesi için tebligat gönderildi.

Rıza Sarraf’ın adamı Habbani’nin işyerinde el konulan 1 milyon lira, 800 bin euro, 60 bin dolar ve iki kilo altın iade edildi, üstüne 55 bin lira faiz ödendi.
CHP milletvekili Mustafa Balbay’ın beş sene boyunca haybeye hapis yattığı tescil edildi, beş bin lira tazminat ödendi. Böylece… Sarrafgiller’in cep harçlığı bile senelik 55 bin liraya yatarken, Mustafa Balbay’ın seneliği anca bin liraya geldi.

Halkbank genel müdürünün ayakkabı kutularına istiflediği 2.5 milyon dolar ve 2.5 milyon euro, faiziyle birlikte iade edildi, üstüne, 944 bin liralık avukatlık masrafı Halkbank tarafından ödendi.
“Ergenekon’un kasası” diye ölene kadar hapiste tutulan Kuddusi Okkır’ın beş kuruşu olmadığı ortaya çıktı, üstüne, 19 bin lira banka kredisi borcu vardı. Eşi Sabriye Okkır mahkeme harçlarını karşılayabilmek için banka kredisi çekmek zorunda kaldı, emekli maaşıyla dört sene boyunca bu krediye taksit ödedi. Sabriye Okkır’ın avukatı altı senedir hiçbir ücret almadan çalışıyor.

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s