MEMLEKETİMİN HALLERİ

Bugüne dek giden ve geri gelmeyecek ve analarının neler hissettiğini asla onlar kadar hissedemeyeceğiniz, ömürlerinin baharında, nizami bir savaşın içinde olmaksızın, kalleşçe, sinsice arkalarından vurularak toprağa düşen bütün canların vebali üzerimizde…

Ülkeyi yıllardır aynı iktidar yönetiyor, bugün ne varsa dünün sonucudur. Kıvıracak zerre yeriniz yok…

Ey ahalim,
Yıllardır gözünün içine bakıla bakıla yalan söyleniyor,
Ülkenin çok önemli kurumları, Cumhuriyetin kazanımları tek tek elinden kayıp gidiyor,
Devletin bekası için varlıkları elzem kurumların başındaki özellikle seçilmiş üst düzey yöneticiler, sırıta sırıta devletine ihanet ediyor,
İktidarı da, ana muhalefeti de, yavru muhalefeti de ülkenin bir uçuruma gidişini Karagöz seyreder gibi seyredip, çözüm siyaseti yapacakları yerde sığ kısır çekişmelerle kendilerini tatmin ediyor, bir halt edemediklerini kabul edip bir şeyler yapabileceklerin önünü açmak yerine, sadece varlıklarıyla krizleri derinleştiriyor, çünkü koltuk sevdası, ikbal beklentisi, rantın damaklarındaki tadı, bulaştıkları yolsuzluk, pislik, girdikleri karanlık ilişkiler yumağı ellerini, kollarını, basiretlerini bağlamış…

Bu günlere dünden bugüne bir gecede gelmedik…

Görüşen şerefsizdir diyenler evet biz görüştük dediler alkışladınız…
Biz kimsesizlerin kimiyiz, bedelli askerlik mi olurmuş deyip, meseleyi bir sıfır araba parasının dörtte birine kadar ucuzlattılar, alkışladınız…
Yanlış sınavlar yaptılar, haklarınızı yediler, resmen sizi salak yerine koydular, alkışladınız…
Gözünüz sıkıştığında ihtiyaç duyacağınız, bu coğrafyanın sayılı deneyimli ve güçlü ordusunun gelecekteki komuta kademesini, acemice kurgulanmış sahte delillerle kendi adamlarıyla değiştirildiler, ruhunuz duymadı…
Vicdanları satılmış savcılar, “cami bombalayacaklarmış” diye iddianame düzenlediler, sen “vay anasını” derken, aynı savcılar Ermenistan’a kaçınca, “zerre geçmişi hatırlamadın”, üstelik “onlar kaçmadı, hicret etti dediler” bunu bile yediniz…
Allah’ın lütfudur, iyi ki çıkarları çatıştı, foyaları ortaya çıktığında, dün kol kola olduklarını zehir zemberek suçlayıp mağduru oynadılar, saf saf inanıp alkışladınız…
Oy verdiğiniz rektör adayının yerine, oy vermediğini rektör yaptıklarında, “benim iradem ne oldu?” diye sormak yerine, biat etmek için kapısında kuyruklar oluşturdunuz ve bir bilim insanı olarak ciddi sorunları tartışmak yerine “vakit namazlarını kılacak yer” talep ettiniz…
Adalar gitti, Kıbrıs gitti, Yunanistan askeri harcamalarından zerre kısmadı, ama Yunan IMF’ye diz çöktü, biz IMF’ye borç veriyoruz diye avundunuz… (Valizlerle taşıdığınız kara para suyunu çekince, değirmenin suyu tükenince bunu anlayacaksınız da…)

Bunlar Yunanistan’da, Almanya’da Portekiz’de olsa ahali izin vermez, bırak izini HESAP SORAR… “Beni bu denli salak yerine koymayın, ben bunu hak etmiyorum” diye tepkisini gösterir. Zaten oralarda bu tür şeyler de olmaz, olamaz…

Bu hadiseler bizimki gibi “öğrenme özürlü” memleketlere mahsus…

O nedenle giden canların vebali hepimizin üzerinde… Siz ders almamaya devam edin… Öğrenmenin en ilkel biçimi yaşayarak öğrenmektir…

Ama bir baba olarak, “siz de yaşayarak öğrenirsiniz inşallah” diyemiyorum…

Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın…

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s