BİRİSİNİ SALAK YERİNE KOYMAK, ONU ‘SALAK YERİNE KONDUĞUNA’ İKNA ETMEKTEN ÇOK DAHA KOLAYDIR…

Mark Twain’in bu özlü sözünü okuduktan sonra biraz daha rahatladım.

Bazı TV kanallarını seyreden sayın ahalimizin “Almanya’nın bizi kıskandığına”, “Üretimimizin Çin’in üretimini geçtiğine”,  “2023 sonunda Aya gideceğimize” nasıl inandıklarını kendime açıklamakta güçlük çekerken, Twain’in bu sözünü okuduğumda, birden bire, sınavda bir problemi çözmüş öğrencinin hissettiği o rahatlığın, o hazzın aynısını hissederek mutlu oldum.

Evet, burada da kritik kavram, o HAZ ve MUTLULUK duygularının hissedilmesiydi.

Yani, organizmaya haz ve mutluluk hissettirebilirsen, ona her şeyi yaptırabilirsin

İnsanlarda olduğu gibi köpeklerde de davranışı tetikleyen asıl unsurun HAZ ve MUTLULUK duyguları olduğunu görmesi, Rus fizyolog, psikolog ve hekim Ivan Petroviç Pavlov’a (1849-1936) 1904 yılında Nobel Ödülünü kazandırmıştı.

Ne yapmıştı Pavlov?

Pavlov, bir ite et vererek, o ite istediği bir davranışı sergiletmiş, yani kendisi istediği zaman ite belli bir davranış sergilemesini öğretmişti.

Neydi Pavlov’un ite öğrettiği o belli bir davranış?

İtin salya salgılamasıydı.

İtler normalde siz istediğiniz için salya salgılamaz. Ama bu sayın it, Pavlov istediği zaman salya salgılamayı öğrenmişti.

Peki, nasıl olmuştu bu? Neydi bunun sırrı?

Pavlov’un keşfettiği şuydu: ORGANİZMA, ÖNÜNE SEÇENEKLER KONDUĞUNDA, ÖNCELİKLE HOŞUNA GİDENİ, ONA HAZ VERENİ TERCİH EDER.

Pavlov aç bir itin önüne et koymuştu. Normalde bütün itler önlerine et konduğunda salya salgılarlar. Ama Pavlov bu işi yapmadan önce ite bir zil sesi dinleterek bu sesi itlerin zihinlerinde onlara haz veren bir uyaran ile, “et ile” ilişkilendirmişti.  İt, zil sesini duyunca, aklına ona haz veren et geldiği için,  salya salgılıyordu.

Tıpkı Pavlov’un da itler hakkında bildiği gibi, kitleleri yönlendirmek isteyenlerin de bildikleri bir gerçek var: HOŞUNA GİDEN YALANLAR, KİTLELERE GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ GERÇEKLERDEN DAHA ÇOK HAZ VERİYOR…

Araya bir hikâye sıkıştıralım mı?

İkinci Dünya Savaşında, Sovyetler, Almanlarla mücadelelerinde güçlü Alman tanklarının ilerlemesini durduramıyorlar ve bu mücadelede fazla kayıp veriyorlardı. Sovyetler de bu sorun için Pavlov’dan yardım istedi. Pavlov’un önerileri doğrultusunda bir köpek ordusu kuruldu. Bu köpeklere uzun süre yiyecek verilmedi. Köpekler barınaklarından salındığında, sağda solda motoruna yakın yerlere et bağlanmış Alman tanklarının benzerlerini buluyordu. Bu şekilde eğitilen ve on gün aç bırakılan köpekler, Alman tanklarının bulunduğu muharebe sahasına salındı ama bu kez her köpeğin üzerinde tankları tahrip edecek bombalar vardı.

Gözünün önündeki gerçeklerden daha çok haz duyduğu için, hoşuna giden yalanları tercih eden toplumların sonunu düşünürken lütfen bu hikayeyi de göz önünde bulundurun.

Hani derler ya, “Kimse binmeyeceği eşşeğin önüne (eşşeğin yemekten haz duyacağı) ot koymaz” diye…

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s