11 NİSAN

“11 Nisan 1962”, annemin Kur’an’ının iç kapağına büyük amcam tarafından kurşun kalemle düşülen bir nottaki tarihtir. Notun tamamı şöyledir:

“11 Nisan 1962 Çarşamba, Abdullah dünyaya geldi.”

11 Nisan 1962’nin üzerinden yıllar geçti. Yıllar geçtikçe o günün tarihi ile nottaki tarih arasındaki fark değişti.

Her yıl bu farkın birler hanesi değişirken, on yılda bir de onlar hanesi değişmeye başladı.

Bu garip bir fonksiyondur aslında.

Fark arttıkça, kişinin, sıradaki onlar hanesindeki rakamı görme olasılığı düşer. Örneğin, dokuzu görebilenler sekizi görebilenlerden, sekizi görebilenler de yediyi görebilenlerden daha azdır.

Ben bu sene altıyı gördüm. Yani bu grubun ilk rakamı olan altı sıfıra başladım.

“Altı sıfır” ifadesinin bir özelliği var ama…

Dünyanın hemen hemen her yerinde ilkokula başlama yaşı yedidir. Yedi yaş, insanoğlunun fiziksel ve bilişsel olarak eğitim sürecinin gerektirdiği davranışları sergilemek için belli bir olgunluğa eriştiği yaştır. Örneğin kas ve iskelet sistemi, kalemi tutup düzgünce yazı yazmayı mümkün kılacak hale gelir. Sıralama, gruplama gibi zihin ile yapılabilecek somut işlemler bu yaşlarda başlar. Bu nedenle okul öncesi çocuklar için “0-6 yaş grubu” ifadesi kullanılır.

Hayatın başında biberon şişesiyle, sonuna doğru da serum şişesiyle beslenildiği göz önüne alındığında, hayat, pek çok açıdan simetrik bir çan eğrisine benzer.

Sıfır-altı yaş grubu, okula, öğrenmeye, toplumun üretken bir bireyi olmaya hazırlanırken, altı sıfır yaş grubu da yenilere yer açmak için vedaya hazırlanıyor gibi geliyor bana…

Tam bu aşamada Bertrand Russell (1872 – 1970)’a kulak vermek yerinde olacak;

“Bir insanın bireysel varoluşu bir nehir gibi olmalıdır: ilk başta küçük, oldukça dar kıyıları tarafından sınırlanmış ve tutkuyla kayaları aşan, şelalelerden hızla akan bir nehir. Sonra o nehir düzlüğe indiğinde yavaş yavaş genişler, kıyılar birbirinden uzaklaşır, sular daha sessiz, daha durgun akar ve o nehir sonunda gözle görünür bir kırılma olmaksızın denizle birleşir ve sükûnetle, huzur içinde denize karışarak bir şekilde bireyselliğini kaybeder.”

Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s